Friday, April 25, 2008

Yorum: Batı uygarlığı tekrar yükselmeyecek

Nihat Genç can yakıcı sorunlara parmak basmada oldukça usta. Bunları çoğu zaman en üst duygusal yoğunlukla harmanlayıp yazılarında veya televizyonda dile getiriyor. Ne var ki tespitlerinin birçoğu sadece duygusallığı yansıtıyor ve duygusallık her zaman mantıkla bir arada yürümüyor. Herhangi bir çözüm sunduğuna da bugüne kadar rastlayabilmiş değilim.

Örneğin batı dünyasının içindeki gerek ekonomik sıkıntılardan gerekse temel ahlaki değerlerden uzaklaşılmasından kaynaklanan sorunların ve toplumdaki yozlaşmanın, bu medeniyetin yıkılıyor olduğu anlamına getirilmesi ancak çok uzun vadede hayata geçebilecek bir gerçekliği ifade ediyor.

Eğer dikkat çekmeye çalıştığı şey, batının sadece kendi sınırları içerisindeki bu yozlaşma ve insaniyetten uzaklaşma ise, buna katılmamak olanaksız. Ancak medeniyetin yer değiştireceği tezi ise, öyle çok kısa vadede olabilecek bir şey değil.

Çünkü batının büyük bir ekonomik gücü var ve bunu yadsımak olanaksız. Çin, Rusya, belki de Hindistan gibi güçler haricinde dünya hegemonyası bağlamında pek de kendisini zorlayabilecek bir unsur yok. Uzun vadede Çin ve Rusya gibi kendi ülkesinde bile insanlarına zalimce davranabilen yönetimlerin dünyada söz sahibi olması da “gelen gideni aratabilir” sorusunu ister istemez gündeme taşıyor.

ABD’nin veya Avrupa’nın şu andaki temel sorunu içseldir. Kendi ülkelerinde toplumsal problemlerin, ayrımcılığın ve ırkçılığın önüne geçemiyorlar. Aydın kitlesi her zaman vardı ve göreceli olarak zayıflasa da var olmaya devam edecek, ancak toplumları yönlendiren çok daha önemli etmenler var. Emperyal emelleri ise her zaman olduğu gibi bugün de sürüyor, sadece şekil ve yöntem değiştiriyor. 1973’te Allende’yi deviren mantıkla 2002’de Irak’ı işgal eden mantık aynı zihniyetin birer uzantısı. Eskiden de vardı, şimdi de var, gelecekte de var olmaya devam edecek.

No comments: